Menu

DOĞANIN KUCAĞINDAKİ YÜRÜYÜŞLER

DOĞANIN KUCAĞINDAKİ YÜRÜYÜŞLER

Doğanın tüm seslerini duyup, kokusunu soluyacağınız ve canlılığının içinize işlemesine izin vereceğiniz bir spor dalı olan trekking, doğa sporlarının en hafif dallarından biri olarak biliniyor. Asıl anlamı; “Güney Afrika’da kağnı ya da yaya olarak göç” demek olan trekkinge ilgi her geçen yıl artıyor. Genel olarak topluca yapılan bu 
spor eğer rotaları iyi biliyorsanız tek başına da çıkabileceğiniz keyifli bir macera sunuyor. Yakın ve uzak popüler trekking rotalarını sizler için bir araya getirdik.


Kaçkar Dağları
Kaçkarlar, Ovit Dağı, Yedigöller, Verçenik, Başyayla, Elevit, Samistal ve Kavrun gibi parkurlarıyla herkesin kendi kondisyonuna göre bir yürüyüş imkanı sağlayan Kaçkar Dağları, trekking tutkunları için eğlenceli ve heyecanı bol bir parkur sunuyor. Doğu Karadeniz’de Hopa kıyılarında uzanan Kaçkar Dağları, trekking tutkunlarının en çok tercih ettiği rotalar arasında. Orman, göl, dere, bitki ve hayvan çeşitliliğiyle dikkat çeken Kaçkarlar’da farklı zorluk derecelerinde parkurlar bulunuyor. Burayı çekici kılan bir diğer etkense, biyolojik çeşitliliğin zenginliği. Ulaşım yollarının asfalt kaplı olmaması sonucu trekking yapmak isteyenler için tamamen bakir bir alan. Dünya ölçeklerindeki bu parkuru gezmek için acele edin.


Likya Yolu
Her aşamasında ayrı bir manzarayla karşılaştığınız tarih ve doğanın bir araya geldiği Likya Yolu, dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotası arasında yer alıyor. Yabancı trekking tutkunlarını kendisine çeken Likya Yolu, üzerinde antik çağa ait bir tarihi eserin yanından geçtikten hemen sonra sizi günümüze ait bir yerleşim yeri karşılayabiliyor. Denize yakın bir trekking parkuru olmasıyla benzerleri arasından sıyrılmayı başaran bu yol, Olimpos’un yıkıntıları arasından, ağaçların gölgelediği üç kilometrelik kumsaldan devam ederek, Gelidonya Burnu üzerindeki terk edilmiş deniz fenerine kadar uzanıyor.


Belgrad Ormanı
Yürüyüş için şehirden fazla uzaklaşmak istemiyorsanız, tercihiniz İstanbul’un en temiz havasına sahip alanlarından biri olan Belgrad Ormanları olmalı. Oldukça uzun, yaklaşık 5 bin 300 hektarlık bir yüzölçümüne sahip ormanda, özgür bir biçimde doğayla baş başa kalabilirsiniz. Şehre yakın olması nedeniyle kolay bir ulaşım imkanı sağlayan parkur, asfalt yolu sayesinde hemen her yaştan insanın bu parkuru tercih etmesini sağlıyor. Ayrıca yorucu trekking yolculuğunuz sırasında susuzluk çekmenizi engellemek üzere kurulmuş altı adet bent, doğa tutkunlarının hizmetine sunulmuş. Bu parkurun belki de tek olumsuz tarafı, özellikle bahar ve yaz aylarında piknikçilerin akınına uğraması ve hafta sonları çok kalabalık olması. Göl etrafındaki ağaçlar arasında kısa mesafeli yürüyüşler yapmaktan keyif alıyorsanız Belgrad Ormanları tüm canlılığıyla sizleri bekliyor.


Yedigöller
Eğer kendinizi dağa taşa vurmak istiyor ve manzaranızın da adeta yağlı boya tablo tadında olmasını hayal ediyorsanız, Yedigöller tam size göre. Baharın uyanışına tanık olacağınız bu rotada tam bir renk cümbüşü yaşıyorsunuz. Ormanın derinlerine yapacağınız yürüyüş boyunca doğayla baş başa kalıp üzerinizdeki yorgunluğu ve stresi atmanız mümkün oluyor. Ulaşımı kolay ve nispeten rahat bir parkur sunan Yedigöller, trekkinge yeni başlayan ve daha ilk geziden doğayı kucaklamak isteyenlerin listelerinde olması gereken bir yer.


Kartepe
Marmara Bölgesi’nin Uludağ’dan sonra en yüksek noktası olan Kartepe, 1602 metre yüksekliğe sahip. Kış aylarında kayak merkezi olarak da kullanılan Kartepe, engin bitki çeşidi, sık ormanlık alanlarıyla bahar ve yaz aylarında keyifli yürüyüş rotaları sunuyor. İstanbul’a yakınlığıyla dikkat çeken Kartepe, 10 kilometrelik yürüyüş alanıyla sırtında çantası ve ayağında yürüyüş ayakkabılarıyla doğayı keşfe gelmiş trekkingcilere dört mevsimin güzelliğini bir arada sunuyor. Kartepe sırtlarına doğru uzanmış Sapanca Gölü manzaralı orman yürüyüşü gezi için bu rotayı tercih edenleri mutlu edecek gibi görünüyor.


Ihlara Vadisi
Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırmasıyla oluşan kanyon şekilli vadi ilginç ve benzersiz bir gezi zevki sunuyor. Aksaray’a 40 kilometre uzaklıktaki Ihlara Vadisi 14 kilometre uzunluğunda ve görüş alanınızı kayalara oyulmuş barınaklar, mezarlar ve kiliseler dolduruyor. Melendiz Çayı’na paralel yemyeşil bir bitki örtüsü altında kalan vadide, kuş cıvıltıları arasında ilerlerken kayalara oyulmuş kiliselerin manzarasını ölümsüzleştirmek isteyebilirsiniz. Burada yapacağınız bir saatlik yürüyüşün çoğu düz bir parkurda geçtiği için yorgunluktan endişe duymanıza gerek kalmıyor.

Bunlara dikkat!
• Yürüyüş ayakkabılarınızı ve çantanızı unutmayın. Çantanıza su, yağmurluk, yedek çorap ve giysi koyun. Unutmayın ki doğayla baş başasınız ve yağan yağmur ya da bir dere geçişi sizi tahmininizden çok daha fazla ıslatabilir. Ayrıca çantanızda, size dağıtılan ve mola yerlerinde yiyeceğiniz yiyeceklerinizi taşıyacaksınız.
• Üzerinize rahat şeyler giyin. Rahat edemeyeceğiniz kıyafetlerle uzun süre yürümek sizi sıkabilir. Fakat bunu yaparken hava şartlarını da göz önünde bulundurun. Kışın yanınıza kazak, yazın mutlaka şapka alın.
• Trekkingi piknikle karıştırmayın. Uzun süre yürüyeceksiniz. Bu yürüyüş daha önceden planlanmış bir yürüyüştür. Yani rehberler gideceğiniz noktaya ulaşan en kısa yolu değil, sizin daha fazla doğa güzelliği göreceğiniz ve bu geziden daha fazla zevk almanızı sağlayacak yolları tercih ederler.
• Gruptan kopmayın. Bu konuda rehberlerin talimatlarına uymaya özen gösterin. Kimsenin sizi göremeyeceği şekilde farklı yollara sapmayın. Eğer gruptan kısa süreli ayrılacaksanız (Örneğin; su içmek ya da çiçek toplamak vb. şeyler için) mutlaka gruptan bir kişiye bu durumu bildirin.
• Yanınıza fotoğraf makinesi almak ve böyle değişik ve güzel bir günde fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz. Fakat makinenizin yağmur sonucu ya da bir dere geçişi sırasında zarar görebileceğini unutmayın.
• Dere içinden ya da kaya üzerinde yürürken çok dikkatli olun. Dere içindeki taşlar yosun tuttuklarından kaygan olur. Yavaş ve emin adımlarla yürüyün. Böyle durumlarda ayağınızdaki yürüyüş ayakkabısının önemi daha da artıyor. Rahat ederim düşüncesiyle altı düz spor ayakkabılardan kaçının. Altı girintili, çıkıntılı ve kaymayan yürüyüş ayakkabılarını tercih edin.
• Aşırı yükten kaçının. Yürüyüş uzun olduğundan aşırı yük sizi normalden daha fazla yoracaktır. Kullanmayacağınıza inandığınız malzemeleri yürüyüşe başlamadan önce aracınızda bırakın.

Erdinç YAPAN


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik