Menu

Prensesler, prensler ve yakışıklı babalar

Prensesler, prensler ve yakışıklı babalar

Hayattaki tek kahramanımız babamız için olan tek özel gün Babalar Günü için iş ve sanat dünyasının tanınmış babaları ve çocukları objektif karşısına geçti. Kimi birlikte futbol oynadı, kimi bisiklete bindi, kimi alışveriş merkezine gitti, kimi bir sohbet anını paylaştı. İşte ünlü babaların çocuklarıyla en sıcak kareleri ve kendi Babalar Günü’yle ilgili Hafta Sonu’na anlattıkları

Murat TAMAY, Nuriye KIRMA

Ragıp, Nil Savaş

baba20140613-2

‘Babamın beni çok sevdiğini biliyorum’
Babalar Günü çekimi için Hafta Sonu objektiflerinin karşısına geçen baba kız tiyatro sanatçısı Ragıp Savaş ve kızı Nil, evlerinin bahçesinde önce voleybol antrenmanı yaptılar. Yoruluncaya kadar koşup top oynayan baba kız, birbirlerine voleybolun inceliklerini öğretmeye çalışırken kahkahaları bahçede çınlıyordu. Voleyboldan yorulunca sıra geldi poz vermeye. Küçük hanımefendiyi parlak güneş rahatsız edince babası hemen güneş gözlüğünü ona verdi. Bahçede yürüyen, koşan, çimlerin üzerinde yuvarlanan baba kızın işte en özel kareleri…

baba20140613-3

“Özel günler bana çok anlamlı gelmiyor. Bu simgesel bir şey. Bence babasını seven çocuk için her gün Babalar Günü. Ayrıca bu yıl Babalar Günü’nü kutlamayacağım. Soma’da yaşanan facia içimizi çok acıttı. Orada yüzlerce çocuk babasız kaldı. Her Babalar Günü’nde bu acı hatıra aklıma gelecek. Bundan sonra da eskisi gibi neşeli geçmeyecek. Ben her Babalar Günü’nde babamın yanındaydım. Hiçbir şey almamış olsam bile bir öpücük kondururum yanağına. İyi ki de öyle yapmışım. Vicdanım çok rahat. Babam bana doğru ve dürüst bir adam olmamı öğütlerdi. Şimdi ben de kızımın özgün ve hissettiklerini yaşayan, onurlu bir kız olmasını isterim.” Ragıp Savaş

baba20140613-4


“Bu Babalar Günü’nde ben babama saat aldım. Çünkü o saatleri çok seviyor. Babamla en çok evimizin bahçesinde voleybol oynamayı seviyorum. Bir de yaz aylarında yüzmeyi... Babamı çok seviyorum. Onun da beni çok sevdiğini biliyorum.” Nil Savaş

Ali, Alican, Sena Ağaoğlu

baba20140613-5


‘Çocuklarıma babamın sözünü tembihliyorum’
İş adamı Ali Ağaoğlu, hayatta örnek aldığı kişinin kendi babası olduğunu anlattı. Çocukları Sena ve Alican’a da kendi babasından öğrendiklerini aşıladığını söyleyen Ağaoğlu, babasıyla anılarını da şu sözlerle paylaştı… “Hayatta her zaman örnek aldığım kişi rahmetli babamdır. Kendisinin her zaman saygı duyduğum yönleri, çalışma azmi, işine olan bağlılığı ve dürüstlüğü idi. Sizlerle babamın başından geçen ve bir anıyı paylaşmak isterim. Günlerden bir gün ofise ziyaretime geldi. Gününün nasıl geçtiğini sorduğumda kiliseden geldiğini söyleyince şaşırdım ve merak ettim. Aldığım cevap daha da şaşırtıcı oldu: ‘Papaza biraz yardım ettim’. Din konularında asla şaka yapmayacağını bildiğim için daha da merak ettim işin özünü. Babam bir süre önce sabah namazını kılmak için uyandığında ‘Mithat kalk borcunu öde’ diye bir ses duymuş. İlk başta çok üstünde durmamış, ertesi sabah yine aynı sesi tekrardan duyunca aklına takılmış. Bir yere borcum mu var diye düşünüp durmuş, sonra yıllar önce ticaret yaptığı tedarikçilerden birinin gayrimüslim olduğunu, tedarikçinin her hafta mal getirip indirdiğini ve bir sonraki hafta da parayı almak için geldiğini hatırlamış. Bir gün tedarikçi malları bırakıp gittikten sonra, bir daha hiç gelmemiş. Babam tedarikçiye ulaşmaya çalışmış fakat bulamamış ve borcunu ödeyememiş. Meğer bu yüzden o sesi duyarmış… Yakın çevresine danışıp fikir almış ve sonunda onun bağlı olduğu cemaat kilisesine bağışta bulunmanın iyi bir fikir olduğuna karar vererek, kiliseye bağışta bulunmuş… Babam herkesin hakkını veren dürüst bir adamdı, ticarete atıldığım ilk günlerde söylediği o söz hala benim hayat felsefemdir; ‘Parayı başının üzerine alırsan paranın ağırlığı seni çökertir, ama parayı ayağının altına alırsan seni yüceltir.’ Babamın bu sözü benim yol göstericimdir. Bugün ben de çocuklarıma her zaman bu sözü tembihlerim.”

İzzet, Emine, Yasemin Özilhan

baba20140613-6

‘Ela’nın doğacağını öğrendiğimde zeytin ağacı diktim’
İş adamı İzzet Özilhan, baba olmayışu sözlerle anlattı: “Heyecan, mutluluk, şefkat ve sorumluluk hislerinin bir arada olduğu çok özel bir duygu. Emine’yi ilk kucağıma alıp sol omzuma düşen kafasındaki hissettiğim nefesinin tarifi çok büyük bir sevinç ve daha önce hissetmediğim, içimin içime sığmadığı bir duyguydu. Ela’nın doğacağını öğrendiğimde ise bahçeye onun adına bir zeytin ağacı diktim. Zeytin, özgürlüğün ve uzun ömrün simgesi. Bir baba kızları için kendi kuracakları hayatlarında özgür ve mutlu olmalarından başka ne diyebilir ki?”

Kaya, Zehra, Hüseyin Kaya Çilingiroğlu

baba20140613-7

Prof. Dr. Hüseyin Kaya Çilingiroğlu’nun oğlu olan iş adamı Kaya Çilingiroğlu, bugün hayatta olmayan babasıyla ilgili bir anısını anlatarak kendi çocukları Zehra ve Hüseyin Kaya’yla olan ilişkisini şu sözlerle ifade etti: “Bir gün Beşiktaş’ın maçına gitmek için babamdan para istedim. ‘Yarın saat 12.00’de hastaneye gel, vereyim’ dedi. Ben ertesi gün saat 12.02’de hastaneye gittiğimde babam yoktu. Verdiğim sözü tutmayıp geciktiğim için babam beni benimle görüşmeyerek cezalandırdı. Bütün gün süründüm, maça da gidemedim. O olay bana ders oldu… O günden sonra hiçbir randevuma gecikmedim. Babamı her daim çok özlüyorum. Bizim babamla hukukumuz çok farklıydı. Ben çocuklarım için klasikleşmiş sözleri söylemeyeceğim. Çocuklarım için dua ederim. İnsanlık için hayırlı işler yapmaları ve hayırlı birer insan olmalarını istiyorum.”

Kerem, Keremcan, Keremalp Gönlüm

baba20140613-8

‘Baba olunca babamı anladım’
Milli basketbolcu Kerem Gönlüm, çocukları Keremcan ve Keremalp’le ilişkisini ve kendi babasıyla olan bir anısını şöyle anlattı: “Benim babam biz küçükken kardeşimle bizi arabayla tüm Türkiye’yi dolaştırmıştı. Her yıl ayrı bir yere gidiyorduk dostlarımızla. Ben bundan çok etkilenmiştim. Çocuklarınla çadırlarda kalıyor, kamp yapıyorsun, otelleri tercih tercih etmiyorsun... Orman ve çadır güzel geliyordu bize. Çok etkilenmiştim o atmosferden. Ben de çocuklarımla o tarz şeyler yapmaya çalışıyorum. Çok fazla vaktimin olmaması sebebiyle tatillerde zaman ayırabiliyoruz böyle aktivitelere. Günlük hayatımızda birlikte Playstation oynuyoruz, sinemaya gidiyoruz. Oğullarımla güzel vakit geçirmeye çalışıyorum. Dersler de var tabii bu arada, Keremcan’a ders de çalıştırıyorum... Baba olmak bence müthiş bir duygu. Herkes bir şeyler söylüyor ama benim babam özellikle söylerdi, erkek çocuklar babasıyla daha haşır neşir olurlar ya, bazı çocukların idolleridir babaları… Yaramazlık yaptığım zaman ‘Baba olunca anlayacaksın beni’ derdi. O zamanlar idrak edemiyordum yaşımdan dolayı. Şimdi baba olunca babamın dediği şeyler daha da oturmaya başladı. Bir laf var, onu çok seviyorum ‘İnsan babasına duyması gereken saygıyı baba olunca anlarmış…’ Babalık büyük bir nimet, büyük bir lütuf, büyük bir şans aslında. Hayata bakış açın değişiyor. Ben doğuma da girmiştim. Bebeğinizi kucağınıza alınca tarifsiz duygular yaşıyorsunuz. Çok şükür Allahıma, babalık duygusunu yaşattı bana. Eşimle beraber Allah’a çok teşekkür ediyorum.”

Murat, Erem Evgin

baba20140613-9

‘Baba olmak, hayatı çocuğunuza öğretmek demek’
“Anneler Günü, Babalar Günü gibi özel günler eskiden beri evimizde bir araya geldiğimiz günler oluyordu. Hep birlikteyken genelde sakin zaman geçiriyoruz. Baba olmak, sabır ve sevgiyle çocuğunuza hayatı sıfırdan öğretmek demek. Çocukları sürekli olumlu cümlelerle büyütmek lazım. Bu yaşta edindikleri iyi deneyimler ileride mutlu olmalarını sağlıyor. Oğlumu çok seviyorum. Davranışlarımız çocuklarımıza verdiğimiz en önemli öğüttür. Ben de babamdan gördüğüm samimiyeti ve dürüstlüğü davranışlarımla Erem’e öğretmeye çalışıyorum. Birlikte kitap okuyup futbol oynamayı ve bisiklete binmeyi çok seviyoruz. Erem bana kendi yaptığı ebru çalışmalarından birini hediye etti. Yakında ilk kişisel sergisini açmak istiyor (gülüyor).”

Rüştü, Burak Reçber

baba20140613-10

‘Futbol adına ne varsa oğlumla birlikte yapıyoruz’
İnsanın babası Türkiye’nin en tanınmış, en sevilen futbol oyuncularından biri, en ünlü kalecilerinden biri olunca tabii ki baba oğul Rüştü ve Burak Reçber, objektiflerin karşısına futbol oynarken geçer…
“Babamla çok anım vardır. Bir tanesini paylaşayım. Ortaokulda okuduğum yaşlarda, şimdiki gibi büyük giyim mağazaları yok. Babamla çarşıda manifaturacıları geziyoruz. Manifaturacılar her türlü tekstil ve konfeksiyon ürünü satarlardı. Bunların birinin önünde durdum ve babama yine o dönemde revaçta olan parlak bir takım elbise gösterdim. Tabii zamanında maddi olarak durumumuz iyi değil… Fakat sevgili babam, bir yolunu bulup o dükkandan çıkarken bana o elbiseyi almıştı. Nasıl aldığını bir türlü çözemedim. Şimdi ben de baba olarak çocuğumun bir isteğini yerine getirmek için çaba sarfettiğimin farkına varınca bir babanın evladı için yapamayacağı bir şey olmayacağını anlıyorum…”


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik