Menu

En keyifli bahar rotaları

En keyifli bahar rotaları

En keyifli bahar rotaları

İlkbahara başlangıç yapmamızla doğa uyanışa geçti, güneşin ve gün ışığının enerjisi üzerimizde etkisini göstermeye başladı.

Bu enerjiyle ilkbahar için tatil kaçamaklarını nerelerde yaptıklarını ünlülere sorduk. İşte doğanın uyanışını yaşamak için sizlere ilham olacak baharda tatil lokasyonları

Nuriye KIRMA Fotoğraflar: Hürriyet Arşiv

ozge ulusoy20150327-1

Özge Ulusoy
‘Bodrum, içime huzur veriyor’

“İlkbahar en sevdiğim mevsimlerden biri. Yazın, güneşli ve sıcak günlerin habercisi. Ben ilkbaharda en çok Bodrum’u seviyorum. Bodrum’da begonviller açmaya, güneş tüm parlaklığıyla yüzüme vurmaya, deniz hiç olmadığı kadar çekici olmaya başlıyor. Kışın tüm kasvetini üzerimden atıp içime huzur veriyor. Her tarafı güzel ama Türkbükü Maça Kızı Otel’in ayrı bir yeri var benim için. Küçük, kaostan uzak, denize sıfır ve tam bir Bodrum havası yaşatıyor.”

doga20150327-1

Doğa Rutkay
‘Alaçatı ilkbaharda ayrı bir keyif’

“Alaçatı, benim ilkbahar, yaz, kış, sonbahar yani dört mevsim tercih ettiğim bir kaçış noktası. Orada tamamen doğal, yeşilliklerin içinde bir evim var, çok sevdiğim dostlarım, arkadaşlarım var. Bahçeme domates, biber, maydanoz, dereotu ve daha bir sürü sebze ekiyorum, ayrıca meyve ağaçlarım da var. Onlarla uğraşmak, onları izlemek meditasyon yapmak gibi. Alaçatı’nın kültürü, doğası, deniz kenarı, yürüyüş yolları tüm yörelerden farklı. Ayrı bir hava var orada. Hele hele mevsimlerden ilkbahar geldiyse ayrı bir keyiftir Alaçatı’da olmak.”

nefise20150327-1

Nefise Karatay
‘Bozburun: Yağmurdan sonra gelen toprak kokusu’

“İş yoğunluğundan dolayı çok fazla tatil yapma fırsatı bulamasam da, özellikle bahar aylarında Göcek ilk tercihimdir. Sessizliği, doğanın hareketi, mis gibi otların kokusu, iklimi, insanları ve tüm özellikleriyle eşsiz bir yerdir. Ayrıca Bozburun’u da çok severim. Orada da bahar aylarında yağan yağmurdan sonra topraktan gelen koku bambaşka hisler uyandırıyor yüreğimde. Oraya gittiğimde tercih ettiğim iki mekan var… Biri D-Maris Hotel, diğeri ise Bozburun Yacht Clup’da yer alan Zeynep Abla’nın Yeri. İkisi de sımsıcak mekanlar, orada kendimi evimde gibi hissediyorum.”

 hazim20150327-1

Hazım Körmükçü
‘Mevsim baharsa, kendinizi Phuket’e bırakın’

“Bahar mevsimi birçok kişi tarafından şüphesiz en sevilen mevsimdir ki benim için de öyle. Uğradığı coğrafyada farklı bir enerji hissettirir insana, yaşama, doğaya. Yaşamın bu renklendiği, hayat bulduğu dönemde Hint Okyanusu Phuket Adası’na gitmiştim. Hani anlatılamaz, yaşanılması gerekir denir ya, tek kelimeyle müthişti. Phuket’de Katathani bölgesi var. Bölgeyle aynı adı taşıyan Katathani Otel’de konaklamıştım. Denize yürüme mesafesinde, odaları çok ferah, tertemiz. Otel konum itibariyle ormanın yanı başında olunca, tropikal çiçeklerin eşsiz kokuları ve birbirinden farklı rengarenk kuşların sesleri gün boyu hep sizinle. Hele birde mevsim baharsa kendinizi ona bırakın, inanın çok iyi hissediceksiniz.”

ece uslu20150327-1

Ece Uslu
‘Kekik kokusu Bozcaada’nın bir parçası’

“Çocukluğumdan beri tercihim Bozcaada’dır. Yoğun iş hayatının stresinden, şehrin karmaşasından uzaklaşmak için en doğru adres. Dokusu, doğası, havası, her şeyden uzak bir ada olması huzur verici. Küçük bir ada olmasından beklenmeyecek sürprizler sunuyor insana. Pırıl pırıl denizi ve kekik kokusu adanın eşsiz bir parçası. Orada genelde arkadaşlarımda kalıyorum. Otel çok fazla tercih ettiğim bir seçenek değil. Ev rahatlığını hiçbir yer tutmuyor.”

saffet20150327-1

Saffet Emre Tonguç
'Alaçatı, ot festivalinin dönemi'

Baharda özellikle mart sonu yapılan ot festivalinde gitmeyi en çok sevdiğim yer Alaçatı. Arnavut kaldırımı sokaklar, cumbalı taş binalar, şık restoranlar, sıra dışı oteller, dostane bir atmosferle müşterilerini ağırlayan kafeler, yel değirmenleri ve kiliseden bozma bir caminin etrafındaki otantik meydan kasabaya vardığınız anda sizi avuçlayıp bir hayal alemine misafir ediyor. Hele akşam vaktiyse etraftaki elektrik direkleri ve kablo benzeri çirkinlikler de ortadan kayboluyor, son birkaç yılda yaratılan tüm güzellikler, geçmişin görkemli mimarisinden aldıkları destekle ortaya çıkıyorlar. Binaların bir kısmı restore edilirken tarihi dokuyu muhafaza etmişler, bir yanda Avrupai bir dükkan görüyorsunuz, hemen yanı başında da mahallenin kasabını. Kıraathanenin etrafını ise şirin kahveler çevirmiş. Farklı renklerdeki begonvillerin sardunya ve hanımelilerle flört ettiği sokaklarda, Rum ustaların yaptığı 150 yıllık binalar zamana meydan okurken insanda hayranlık uyandırıyorlar. Değişimin getirdiği nimetlerin farkında olan halkı Alaçatı’ya sahip çıkmış ve Alaçatı tek tip mimari düşkünü müteahhitlerden kurtarılmış. Eskiden Rum kilisesi olan bina camiye çevrildikten sonra içindeki ikonalar aynen muhafaza edilmiş, araya bir perde çekilmiş, dolayısıyla namaz kılarken onları görmüyorsunuz ama perdeyi açtığınızda iki dinin kardeşliği ve Alaçatılıların hoşgörüsü ortaya çıkıyor. İlçe aynı zamanda sakız ağaçlarına da ev sahipliği yapıyor. Dünyada sadece Sakız Adası ve Çeşme Yarımadası’nda yetiştirilen ağaçlar, Alaçatı’da köy kahvaltısı ile meşhur Sakızlar Restaurant’ın yakınında bulunuyor.


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik