Menu

Hayatı tiyatroydu...

Hayatı tiyatroydu...

 

Türk tiyatrosunun ve komedisinin en başarılı isimlerinden Nejat Uygur’u 18 Kasım’da kaybettik. Altı yıldır yaşadığı rahatsızlığa geçtiğimiz hafta yenik düşen ustayı sevgi ve saygıyla son yolculuğuna uğurluyoruz

Nuriye KIRMA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Fotoğraflar: Hürriyet Arşiv

Komedi üstadı, tiyatro sahnelerinin duayeni Nejat Uygur, 10 Ağustos 1927’de Kilis'te, subay bir baba ve öğretmen bir annenin üç çocuğından ortancası olarak doğdu. 1938 yılında daha ilkokul öğrencisiyken tiyatroya başladı. Kilisli olan sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilip meşhur edildi. Babasının mesleği yüzünden tayinler sebebiyle eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okudu ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başladı. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nin heykel bölümüne girdi fakat mezun olamadı. 1943 yılında Sarıyer Halkevi'nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi arttı. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisi olan Nejat Uygur, 1949 yılında Nejat Uygur Tiyatrosu’nu kurdu. Amatör ve profesyonel olarak 60 yıldan uzun süredir tiyatro yapan Uygur'un 50'den fazla ödülü var. Ayrıca birkaç tane de filmde oynamıştır. İki kez ABD, dört kez Avrupa ve 35 yıla yakın da Anadolu turnesi yaptı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Başarılı oyuncu, 1950 yılında kendisi gibi tiyatro oyuncusu olan Necla Uygur ile evlendi. Çiftin bu evlilikten Ahmet, Süheyl, Süha, Kemal ve Behzat Uygur adlarında beş oğlu oldu. Süheyl ile Süha, ikizdirler. Nejat Uygur bir röportajında, düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını belirterek “Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu”dedi. Hatta gençlik yıllarında da Amerika'ya ulaşmak isteğiyle gemici oldu. Usta o günlerini şöyle dile getirdi: "Benim gençliğimde herkeste Amerika'ya gitmek gibi çok yoğun bir istek vardı. Bu yüzden liman cüzdanı çıkarttım ve gemici oldum. Hiç unutmam, bir Panama şilebinde çalıştım. Gemide kimsenin canı sıkılmazdı. Onlara fıkralar anlatır, taklitler yapardım. Herkes çok gülerdi. Sonra askere gittim, orada da arkadaşlarımı çok güldürürdüm. Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten." Yıllarca sahne üzerinde sergilediği oyunlarla insanların güldüren, eğlendiren bir oyuncu oldu Nejat Uygur. Sahnelediği oyunlardan bazıları; ‘Alo Orası Tımarhane mi?’, ‘Aman Özal Duymasın’, ‘Benim Annem Evden Neden Kaçtı?’, ‘Cibali Karakolu’, ‘Hanedan’, ‘Hastane mi? Kestane mi?’, ‘Kaynanatör’, ‘Minti Minti’, ‘Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi’, ‘Son Umudum Milli Piyango’ oldu. Usta tiyatrocunun 10 Eylül 2007 tarihinde beyin damarlarında oluşan bir tıkanıklık nedeniyle vücudunun sol tarafında kısmi felç meydana geldi. Altı yıldır tedavisi yatakta süren Uygur, durumunun kötüleşmesiyle kaldırıldığı hastanede 18 Kasım 2013 tarihinde solunum yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. Bu haber sevenlerini üzüntüye boğdu.

nejatuygur20131126-2
 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik