Menu

‘Biz arabeskçiler maça hep 3-0 yenik başlıyoruz’

‘Biz arabeskçiler maça hep 3-0 yenik başlıyoruz’

“Hiç unutamadığım anımdır; Unkapanı İMÇ’de firmalardan biri ufacık, dosya kağıdı kadar bir posterimi camına asmıştı. Her gece babamla oradan geçer, poster orada duruyor mu diye bakardık. Müziğimde arkamda duran bir isim varsa rahmetli Hilmi Topaloğlu, diğer isim de babamdır. Çok uğraştı, çok para harcadı bana”



ARZU ÇAĞLAN

Alişan ile Nişantaşı’nda buluşacağımız restorana giderken, “Onunla röportaja gidersen bizi de asistan olarak götür” diyen iki kız arkadaşımı aramadığımı hatırlayıp, kendi kendime güldüm. Hey Allah’ım, neydi bu çocuğun kızlardan çektiği yahu! Ünlü ve bekar olmasının bedelini mi ödüyordu ne? Gerçi, telefonunun ekranında nikah şahidi olduğu Ece Erken, kocası ve kendisinin düğün resmi olduğuna göre, demek damatlığa ısınma turlarına başlamış. Ekranda fit durmanın sırrı; çöp gibi incecik olmuş, siyahlar içinde bir Alişan beni kapıda karşıladı. Nişantaşı sakinlerinin öğle yemeği için geldikleri Gürkan Şef Steakhouse’ta sigara içilmediği için boş olan iç mekanda rahatça röportajımızı yaptık. Çaylarımızı içerken de albümden evliliğe ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan sevgisine kadar her şeyi konuştuk...

Hayırlı olsun Alişan, bu kaçıncı albüm oldu?

Meşhur olmadan önce Serkan Burak adı ile yaptığım iki albümü de sayarsak 14’üncü oldu. Çocukken yapmış olduğum o iki albümde bir dünya rekoru kırmış olabilirim. Yıl 1990, ben 14 yaşındaydım. 48 saatte, 14 şarkılık repertuvar, mix, aranje, okumalar hepsi yapılıp, kaset bitmişti. Babam düğünlerde “Benim oğlum da bir şarkı okusun” diye şarkıcıya para verir beni teşvik ederdi ama ben ne stüdyoya girmişim, ne başka bir şey... Babam bir gün “Sana kaset yapacağım, hazır ol” dedi, ardından Taksim Sütiş’te bana yumurtalı kaymaklı ballı süt içirdi, okumalara gittik. Küçük sanatçıların yönetmeni Kadir Şeker vardır, önceden yapmış her şeyi zaten. Şarkıları kareoke yapar gibi okumuştum.

Para kazandın mı bu iki kasetten?

Hiç kazanmadım ama okulda çok havam oldu! Zaten dağıtım elden değil, evden yapıldı (kahkahalar). Bastırılan 10 bin kaset eve gelmiş, balkonumuz kutu dolmuştu. Babam komşulara, arkadaşlara satıyor, ben de kendi arkadaşlarıma veriyordum. Hiç unutamadığım anım ise, Unkapanı İMÇ’de firmalardan biri ufacık, dosya kağıdı kadar bir posterimi camına asmıştı. Her gece babamla oradan geçer, poster orada duruyor mu diye bakardık. Müziğimde arkamda duran bir isim varsa rahmetli Hilmi Topaloğlu, diğer isim de babamdır. Çok uğraştı, çok para harcadı bana.

Sırf para değil bence, sana inanmış. Bu daha önemli.

İnandı. Çocukken çok utangaçtım, düğünlerde şarkı söylemekten nefret ederdim. Çakıl Gazinosu’nda, Küçükçekmece Spor Gecesi’nde sahneye çıkıp, mikrofonu koltuğumun altına sıkıştırıp “Hadi, hep birlikte söylüyoruz” dediğim o an, benim için bir milattır. Sonra bir daha hiç utanmadım, artık şarkıcı olmuştum.

Gezi zamanında çıkan albümün ‘Seni Biraz Fazla Sevdim’ yalan oldu.

Sadece ben değil, o zaman hiç kimsenin yaptığı şarkılar ve müzik konuşulmadı. Allah bize bir daha öyle günler göstermesin. O ortamda güzel bir albüm olmasına rağmen, tabii benimki de başarılı olmadı. Müzik dışında her şeyden konuştuğumuz günlerdi zira...

Peki, bir yıl sonra gelen bu albümde farklı olan nedir?

Biraz daha eski, benim ilk albümlerim gibi bir tarzda yaptım. Son zamanlarda belki beni çalmayan radyolar da çalar diye, pop alt yapılı albümler yapıyorduk. Bu sefer “Kim çalarsa çalsın arabesk, fantezi ve Türk halk müziği yapacağım” dedim. Bir arkadaşım “Emrah’ın ‘İhtiyacı Var’ şarkısı sana çok iyi gider” diye tavsiye etmişti ama ümitsizdim. “Emrah vermez şarkısını veya çok para ister” diyordum. Aydın Ayata; ikimizin de ortak tanıdığı bir iş adamı vasıtasıyla ona ulaştım, biraz sohbet ettik. Hemen kabul etti ve “Tabii okuyabilirsin” dedi. “O zaman başlıyorum abi” dedim, “Başla” dedi. “Onun da sesi olsa ne güzel olur, keşke bir yerde araya girip okusa” diyordum. Aranjörüm Caner Tepecik “Sana bir şey dinleteceğim” dedi. Biz şarkıyı bitirmiştik ama meğer Emrah Abi, ben yokken Bodrum’dan stüdyoya gelmiş, girip okumuş. Bana tam sürpriz oldu, çok sevindim. Zaman, zaman büyüklerimizden övgü, dostluk, yardım gördüm ama bu zamana dek müzik piyasasında bunun gibi gerçek bir dostluk hiç görmedim. Özellikle bizim arabesk dünyamızda “Öldür ki; yaşayasın” mantığı vardır. Kimse, kimsenin elinden tutmaz. Onun benimle hem bu şarkıyı okuması hem de sonra “Alişan çok iyi okudu, iyi bir ses” demesi beni çok gururlandırdı.

Hayatında aldığın en büyük destek bu diyebilir miyiz?

Evet, en büyük bu oldu. Bir de İbrahim Abi (Tatlıses) ekrandan “Benim veliahtım Alişan’dır” dedi, bir de odur. Gerçi, sonra geri aldı (kahkahalar).

Emrah senden para almış, ben öyle duydum.

Vallahi para vermedik, para verseydik böyle iyi bir şarkının bedeli yoktu.

Sen ona çok pahalı bir hediye almışsın.

Evet, doğru. Ben ona sürpriz yapacaktım ama baktım, çocuğu oluyor, oğluna hediye aldım.

‘BEN DE 12-13 SENE BEDELLİYİ BEKLEDİM’

alisan20141211-2

Erkek erkeğe düet riskli gelmedi mi?

Aksine, seslerimiz çok uydu. Annem bile dinlerken “Kim sen, kim Emrah karıştırıyorum” dedi. Emrah daha bağırmadan yavaşça okur ya, bu şarkı mi bemol. “Abi, bravo benim sesime çıkabildin” dedim. Emrah benim hayatım boyunca hayran olduğum bir isimdi, kasetlerini ilk almak için sıraya girer, videocudan Emrah filmlerini kiralardım. İbrahim Tatlıses, Emrah, ah bir de Burhan Çaçan. Bu isimlerin albümleri çıkar çıkmaz, gidip alır, bizim arabada teybe koyar ve ezberleyene kadar bütün gün arabadan çıkmazdım.

Sinan Akçıl’ın ‘Fark Atıyor’ şarkısını da yeniden okumuşsun.

Sinan’dan askere gitmeden önce üç şarkı istemiştim. Askerden gelince iki şarkı aldım ama bir şarkı borcu vardı. Çok iyi arkadaşım, her esprimi kaldırır, çok uğraşırım onunla. Whatsapp’tan sesli mesajlar falan, devamlı didişiriz onunla. Baktım bana sıfır şarkılar yollamış, “Ama ben ‘Fark Atıyor’u istiyorum” dedim, ilk duyduğumdan beri şarkıda gözüm vardı. Şarkının alt yapısı Arap, yarısı Sinan, geri kalanını zaten iki Arap yapmış. “Bende Arap gırtlağı var, okuyorum kardeşim!” deyip, aldım. Bana da uydu bu yüzden.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 50/2014 SAYISINDA...  


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik