Menu

‘BİR POP STAR HİKAYESİNİ ANLATAN FİLM ÇEKECEĞİM’

‘BİR POP STAR HİKAYESİNİ ANLATAN FİLM ÇEKECEĞİM’

Osmantan Erkır, tiyatro ve televizyonda kısa süre oyunculuk yaptıktan sonra aile şirketi olan STR Film Yapımcılık bünyesinde uluslararası başarıya sahip ‘Who Wants To Be A Millionaire’ (‘Kim 500 Milyar İster’, sonradan ‘Kim 500 Bin İster’) adlı yarışma programının telif haklarını alarak Türkiye'de yayınlanmasını sağladı ve yapımcılığını üstlendi.

‘En Zayıf Halka’, ‘Türkiye Yarışıyor’, ‘Koltuk’, ‘Kazandıran Numaralar’, ‘Popstar’ gibi pek çok başarılı programın yapımcılığını üstlendi. ‘Popstar’, ‘Popstar Alaturka’ ve ‘Anında Görüntü Show’ adlı programlarla da hem yapımcı hem sunucu olarak tanındı. Şimdi ise ilk sinema filmini çekmek için kolları sıvadı. ‘Pop Star’ adlı filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Osmantan Erkır, filmde sunucu rolünde de yer alacak.

Sevgili Osmantan Erkır ile o daha ekrana geçmeden başlayan eski bir arkadaşlığımız vardır. Müziği, edebiyatı, sanatı bu kadar seven Osmantan gibi bir insanın, televizyon gibi vahşi ve biraz lümpen bir dünyada, kendini hiç bozmadan kalabilmesini hep takdir etmişimdir. Bebek Baylan Pastanesi’nde buluştuğumuz gün, yeni film projesini ilk kez Hafta Sonu’na açıkladı. Uzun zamandır görüşmediğimiz için hayatındaki yenilikleri de anlattı. Bizim Kadıköy, antikacıları ve sahafları ile onun da kanına girmiş. Ben ona, Kadıköy semt tüyoları verdim. Bir an önce büyük bir ev bulup, Moda’ya taşınmak istediğini söyledi. Malum, yakında evlilik var. Kız arkadaşı Hande ile de tanıştım; çok canlı, neşeli ve kocaman renkli gözleri olan güzel bir kadın. Bazı ünlüler vardır, yanlarında iki saat geçirince enerjiniz biter, bayat ekmek gibi olursunuz. Osmantan ise size hep anlatır, güldürür, soru sorar; onun yanından “Hadi gideyim de, iki kitapçı dolaşayım, bir tiyatro izleyeyim” diye ayrılırsınız. Buyurun, onun enerjisi size de geçsin sevgili okurlar...

Hem bu kadar ünlüsün hem halk seni çok seviyor. Her daim kibar ve güler yüzlüsün. Bu sana ne hissettiriyor?

Çok güzel bir soru. İlk defa soruluyor üstelik… İşim adına, yaptığım her şeyin değdiğini düşünüyorum. Böyle sevilmek, tarif edilemez bir mutluluk.

Ekranda kavga dövüş modasının dışında bir adamsın.

Ben bir televizyon programı yaparken, başta ailem ve çok sevdiğim arkadaşlarım, bizim izleyebileceğimiz programlar yapmaya çalışıyorum. Ekranın karşısında iki saat geçirdikten sonra size “İyi ki ben programı izlemişim” dedirtmeyi seviyorum. İki saattin sonunda “Gerildim, boşuna zaman harcadım” dedirten programlar yapmak istemiyorum. Eğer bir şey izliyorsan; eğlenmeli, gülmeli veya hissetmelisin. Buradaki ana fikrim bu; kendim ve çevremin izleyebileceği programlar yapmak. Çünkü pozitif bir insanım.

En son ‘Gözüm Üstünde’ adlı bir reality show yaptın ama diğerleri kadar tutmadı sanırım.

Biraz öyle oldu. Geçen gün, Star TV’nin Genel Müdürü Ömer Bey ile konuşuyorduk; “Esasında çok güzel projeydi” dedi. Bence de öyleydi. Eğer bir süre daha dayanabilseydi, o da kendi izleyicisini bulup bir fenomen olacaktı. Bu program İngiltere’de de ilk başladığı zaman da zayıftı, sonradan açılmıştı. Zaten ‘Gözüm Üstümde’ çok alternatif bir işti; insanlar TV izlerken, biz de onları izliyoruz. Burada bizim seyirci daha bunun gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

Evet, bana bile soranlar oldu “Bu aileler gerçek mi, oyuncu mu?” diye…

Ne oyuncusu, hepsi gerçek insanlardı! Oturması bir zaman alacaktı, işte o zamanı bulamadı bu program. Ben kendi adıma çok şey öğrendim. İlk defa bir reality show yaptım. 16 aileyi kameralar her an izledi. Türk izleyicisi televizyonu nasıl izliyor saatlerce görüntü geliyor, onları montajlıyorduk. Burada başka bir şey daha var, kanalın da günahını almayayım. Bizde yorumlar çok kısıtlı gösterildi. Hepimiz evlerimizde TV izlerken küfür ediyor veya politik yorum yapıyoruz. Ancak yasalar gereği onları biz hiç gösteremedik! Projenin orijinal versiyonunda yani İngiltere’de ise hiçbir tabu yok. Oradaki şovda görsen, neler neler konuşuyorlar; kraliçe veya politikacılar, izleyiciler hepsine geçiriyor.

Televizyon izleyicisi hakkında daha önce bilmediğin ne öğrendin?

Çok ilginç bir şey gördüm; hiç beklemediğiniz insanlar, hiç ummayacağımız programlar izliyorlar. Mesela teyzelerimiz vardı, her şeye hakimler. Sadece dizi değil, futbol yorumcularını bile takip ediyorlar. 50’li yaşlarda, yoğun bir iş hayatı olan bir adam vardı. O da tüm dizilerde olup biteni biliyor, oyuncuların hepsini takip ediyordu. İzleyici her şeyin farkında ve gözünden hiçbir şey kaçmıyor. Biz zaman zaman “Seyirci yer bunu” diyebiliriz ama oysa seyircimizin gözü o kadar gelişmiş ki! Çünkü o kadar uzun saatler boyu ekran başında oturuyorlar ki, bizim görmediğimizi görebiliyorlar.

‘Sahne Aspava’ adında ilk denebilecek bir program da yapmıştın. Bugün sevilen komedi programlarına zemini sen hazırlamış oldun.

Doğaçlamayı ve tiyatro sahnesinde gençlerin yaptığı şeyleri ekrana taşıdık. Bizim programın arkasından ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ ve ‘Arkadaşım Hoş Geldin’ çıktı.

Beşiktaş’ta eski bir binayı alıp, bir gösteri merkezi yaptın. Nasıl gidiyor?

1903’te yapılmış bir bina. Cine Elektra diye bir sinema imiş. Yıllarca DYP ilçe binası olarak kullanılmış. Biz gittiğimizde metruk bir haldeydi. 2010 yılında kiraladık ve içine çok masraf yaptık. Çünkü bu bizim en büyük hayalimizdi. Şimdi ise çok güzel bir yer oldu, geçen kış ayda bir Aşkın Nur Yengi çıktı, stand up’lar yapıldı. İyi bir ses düzeni ve akustik var.

‘FİLMİM TÜRK SAHNE HAYATINA BİR SAYGI DURUŞU OLSUN İSTİYORUM’

Bana telefonda bile söylemediğin o gizli projeni anlatmanı istiyorum.

İnşallah seni heyecanlandırırım. İlk defa sen duymuş oluyorsun, ilk de sen yazacaksın. Ben bir sinema filmi yapıyorum. Bir müzik filmi, bir pop star hikayesi yapacağım. Bir pop star yarışmacısının başına gelenler, çok tatlı bir hikaye. Ben yazdım.

Olay, olay, olay! Sen “Görüşmelerim var” deyince ben de sandım ki, yine yepyeni bir format getirdin.

Görüşmelerim vardı, evet. Bazı kanallar “Filme destek verelim” dediler. Hem yapımcı hem yönetmen benim. Şu anda oyuncu falan hiç belli değil. Film, bir melodram olacak. Zaten melodram, ‘melodik dram’ demekmiş. Filmim, Türk sahne hayatına bir saygı duruşu gibi olsun istiyorum.

‘Pop Star’ı getiren adam, şimdi arkasını çekiyor diyecekler. Peki, yarışmanın tüm artı ve eksilerini ne kadar yatırabileceksin? Çünkü orada bazı yarışmacılar da dibe vurdular. Jüride kim bilir ne çekişmeler yaşandı?

Yatırabildiğim kadar yatıracağım. Arka planda yaşanan gerçeklerin hepsini vermek istiyorum.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 26/2015 SAYISINDA...

1

 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik