Menu

‘Bir Cihan Kafes’ üzerine...

İclal Aydın
İclal Aydın

ÖMÜR SABUNCUOĞLU Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Çünkü o kadar güzel hikayeler anlatır ki; o anlatırken sizi de hikayenin içine alır, adeta kahramanlardan biri olursunuz. Hele hikaye, o güzel sesiyle bütünleşince adeta bir masal, bir şiir olur. Dokunduğu yeri güzelleştiren parmakları bu kez romanı için çalıştı. Tam iki yıl kendisini her şeyden uzak tuttu; New York’a gitti, Türkiye’nin karmaşasından, olumsuzluklarından, üzüntülerinden sıyrıldı. Hayatının anlamı biricik kızı Lal ile de bir anlaşma yaptı. Yaşından önce bir olgunluğa erişen Lal de annesinden bir süre uzak kalmayı kabul etti. Bu süreçte İclal içine döndü, yeni şeyler keşfedeceği yolculuklara çıktı, içinde çözemediklerini çözdü. Kitabı okumayı bitirdiğimde, her şeyi ardında bıraktığını ve hayatındaki sorunları çözümlediğini hissettim.

ÜÇ KUŞAĞIN HİKAYESİ
‘Bir Cihan Kafes’; birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını yazan üç küskün kadının hikayesini anlatıyor: Samire, Yaşar ve Lorin. Çok fazla detaya girip işin büyüsünü bozmak istemiyorum ama insanı derinden etkileyen üç kuşağın hikayesi bu. “Sen en çok beni severdin ya, en çok beni köle yapmışsın kendine” diyor kitabın bir yerinde. Nasıl sahici, nasıl vurucu... “Zorba, itaatkarın üzüntüsüyle beslenir” cümlesi ise aslında her şeyi açıklıyor. Sevgili İclal kitabını bana imzalarkan, “Bitirdiğinde alnımdan öpmek isteyeceksin” demişti. Aynen o duygular içerisindeyim. Ben elimden bırakamadım, size de öneriyorum.

13061-gdy-1
13061-gdy-2
İclal Aydın
 

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik